‘Barajı yarıp geçiyoruz; mücadeleye devam edin’

Img

KÜLTÜR SANAT SERVİSİ –  Bir coğrafya yalnızca üzerinde yaşanılan bir alan mı; yoksa savaşların, göçlerin ve iktidar mücadelelerinin izlerini taşıyan canlı bir arşiv mi? Salt Beyoğlu’nda açılan “Barajdan Sızanlar” sergisi, bu sorunun peşinden giderek Doğu Akdeniz’den Körfez Bölgesi’ne uzanan geniş bir coğrafyada arazi, hafıza ve iktidar arasındaki ilişkiyi inceliyor. Sergi ;barajlardan petrol kuyularına, iletişim ağlarından göç yollarına uzanan altyapıların yalnızca fiziksel çevreyi değil, toplumların hafızasını ve aidiyet biçimlerini nasıl dönüştürdüğüne odaklanıyor.

Toprağın izini sürmek

Salt’tan Gülce Özkara’nın programladığı sergi, toprağı yalnızca bir mülkiyet alanı olarak değil savaşların, göçlerin, sömürgeci müdahalelerin ve gündelik hayatın izlerini taşıyan bir bellek alanı olarak ele alıyor. Serginin adını ise Filistin meselesi, uluslararası hukuk ve sömürgecilik üzerine çalışmalarıyla tanınan insan hakları avukatı ve akademisyen Noura Erakat’ın “Barajı yarıp geçiyoruz; mücadeleye devam edin” sözünden alıyor. Hukukun tarafsız bir alan olmadığını tarihsel güç ilişkileri içinde şekillenen bir mücadele zemini olduğunu savunan çalışmalarıyla bilinen Erakat’ın sözünden hareketle altyapıları yalnızca kontrol ve tahakküm araçları olarak değil, aynı zamanda çatlaklardan sızan hafızanın ve direnişin taşıyıcıları olarak yorumlanıyor.

İnsan eliyle dönüştürülen peyzajların ardındaki görünmeyen hikâyelere bakan sergide barajlar, kanallar, petrol kuyuları, jeotermal santraller, gözetim sistemleri ve baz istasyonları gibi yapılar bir yandan kaynakların kullanımını ve hareket alanlarını belirleyen diğer yandan toplumsal ilişkileri yeniden biçimlendiren mekânler olarak karşımıza çıkıyor. Sergiye göre hafıza, bu müdahalelerle tamamen ortadan kalkmıyor nehirlerde, sokaklarda, kahvehanelerde, terk edilmiş yapılarda varlığını sürdürüyor.

Sömürgeci projelerin bıraktığı tahribat

Doğu Akdeniz’den Filistin, Lübnan, Suriye ve Mısır’a, Körfez Bölgesi’nden Irak ve Arap Yarımadası’na uzanan geniş bir coğrafyanın ortak tarihsel deneyimlerin izini süren sergideki çalışmalar sömürgeci projelerin bıraktığı tahribatı, savaştan kaçanların hafızalarına tutunan imgelerini görünür kılıyor. Haig Aivazian, Monira Al Qadiri, Al-Wah’at Collective, Mehmet Ali Boran, Can Candan, Aslıhan Demirtaş, Alia Farid, Metincan Güzel, Emre Hüner, Evrim Kaya, Yelta Köm, Fredj Moussa, Dima Srouji, Aslı Uludağ ve Merve Ünsal’ın eserlerini buluşturan sergi, yok olduğu düşünülen hikâyelerin aslında farklı yüzeylerde yaşamaya devam ettiğini hatırlatıyor. “Barajdan Sızanlar”, 23 Ağustos’a kadar Salt Beyoğlu’nda ziyaretçilerini bekliyor.

yok

Author: Mehmet Kaya